SÜMEYYENUR ALP – TEKHA
Afrika’nın en büyük petrol üreticilerinden biri olan Angola, hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırması ve dizel fiyatını üçte bir oranında artırması sonrası büyük bir krize sürüklendi. Başkent Luanda başta olmak üzere birçok şehirde başlayan protestolarda şu ana kadar 22 kişi hayatını kaybetti, 1.214 kişi gözaltına alındı.
Yakıt zamları nedeniyle otobüs ve taksi şoförleri 3 günlük greve giderken, minibüs ve taksi ücretleri de %50 oranında arttı. Bu durum, özellikle düşük gelirli kesimleri derinden etkiledi.
Angola ekonomisi büyük ölçüde petrole bağımlı ve sübvansiyonların kaldırılmasıyla birlikte iç piyasada akaryakıt fiyatları hızla yükseldi. Hükümetin amacı, yüksek maliyetli sübvansiyonların kaldırılmasıyla kamu harcamalarını kısmak ve petrolü dış pazarlarda daha yüksek fiyatlarla satarak döviz girdisi sağlamak.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yol açtığı kriz, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi hoşnutsuzluğu da gün yüzüne çıkardı. Ülkede yüksek genç işsizlik, artan yoksulluk ve sosyal eşitsizlik, halkın tepkilerini büyüttü. Angola’nın uzun yıllardır tek parti tarafından yönetilmesi ve demokratik reformların yetersizliği, protestoların arka planında etkili oldu.
Protestolara yönelik hükümetin sert güvenlik önlemleri ve güç kullanımı, ulusal ve uluslararası kamuoyunda eleştirilere neden oldu. Gösteriler, ülke genelinde giderek yayılırken, rejimin güvenlik odaklı yaklaşımı krizin derinleşmesine yol açtı.
Angola, 1961’de başlayan bağımsızlık mücadelesi sonrası 1975’te bağımsızlığını kazanmış, ancak ardından yaklaşık 27 yıl süren iç savaşa sürüklenmişti. 2002’de sona eren iç savaşın ardından ülke, siyasi olarak istikrar kazanmaya çalışsa da toplumsal travmalar ve otoriter yapı halen ülkenin gelişimini sınırlıyor.
Son gelişmelerden haberdar olmak için Sivas Haberleri takip edebilirsiniz.
Sivas Haber ve Sivas Son Dakika haberlerini en hızlı şekilde öğrenmek için sivasgazetesi.com'u ziyaret edin.