SÜMEYYENUR ALP – TEKHA
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Dilek Akıncı, 28 Eylül “Dünya Kuduz Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada kuduzun dünyadaki en ölümcül bulaşıcı hastalık olduğunu vurguladı.
Akıncı, halk sağlığı açısından büyük risk taşıyan bu hastalığın önlenebilir olmasına rağmen hala her yıl on binlerce can aldığını belirtti.
Dr. Akıncı, kuduzu şu şekilde tanımladı:
“Kuduz; kedi, köpek gibi evcil hayvanların ya da yarasa, tilki, kurt gibi yabani hayvanların ısırması, tırmalaması veya salyasının açık yaraya teması ile bulaşan; sinir sistemini etkileyerek beyin enfeksiyonuna (ensefalit) yol açan, belirtileri başladıktan sonra neredeyse %100 ölümcül seyreden viral bir hastalıktır.”
Virüs, sinir hücreleri boyunca ilerleyerek beyne ulaşır ve iltihaplanmaya neden olur. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre kuduz, her yıl yaklaşık 59.000 kişinin ölümüne neden oluyor. En fazla kayıp ise Asya ve Afrika’daki çocuklar arasında görülüyor.
Kuduzun ilk evresinde genellikle ateş, halsizlik, baş ağrısı gibi grip benzeri belirtiler görülür. Ardından:
Isırık bölgesinde karıncalanma, uyuşma, yanma hissi
Şiddetli huzursuzluk, saldırganlık, anksiyete
Su korkusu (hidrofobi), yutma güçlüğü
Işık ve sese hassasiyet
Felç ve kas spazmları
Son aşamada koma ve ölüm
Kuduzun en önemli farkı, su içememe ve yutkunamama belirtileridir.
Kuduzdan korunmak için alınması gereken önlemler şunlardır:
Evcil hayvanların aşıları düzenli yaptırılmalı.
Hayvanlar, özellikle vahşi doğayla temas edebilecek alanlara aşılanmadan çıkarılmamalı.
Riskli temas (ısırık, tırmalama, salya teması) sonrası hemen yara bakımı yapılmalı.
Dr. Akıncı, riskli temas sonrası erken müdahalenin hayati olduğunu belirtti:
Yara, bol basınçlı su ve sıvı sabunla iyice yıkanmalı.
Ardından alkol veya iyotlu antiseptik kullanılmalı.
Bu işlem acile gitmeden önce yapılmalı.
Daha sonra en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Gerekiyorsa kuduz aşısı ve immün globulin uygulanmalı.
Ayrıca temas edilen hayvanın aşı kartı sağlık ekibine sunulmalı, mümkünse gözlem altına alınması sağlanmalıdır.
Kuduzun kuluçka süresi uzun ve değişken olduğu için, temastan günler hatta haftalar sonra da belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle zaman geçmiş olsa bile mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade edildi.
“Kuduz, başladıktan sonra geri dönüşü olmayan bir hastalıktır. Bu yüzden erken yara bakımı, aşı ve bağışıklık tedavisi hayat kurtarıcıdır.” – Dr. Öğr. Üyesi Dilek Akıncı
Dr. Akıncı, konuşmasını “Kuduz ihmal kaldırmaz. Herkesin bilinçli olması, hayat kurtarır” diyerek tamamladı. Özellikle çocuklar, hayvanlarla temas eden bireyler ve kırsal alanda yaşayanlar için farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Son gelişmelerden haberdar olmak için Sivas Haberleri takip edebilirsiniz.
Sivas Haber ve Sivas Son Dakika haberlerini en hızlı şekilde öğrenmek için sivasgazetesi.com'u ziyaret edin.