İSTANBUL / TEKHA
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ davasında, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59 sanığın yargılanmasına 16’ncı haftasında devam edildi. Duruşmada İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.
Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturma 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlandı ve 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak geçen İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İlk Duruşmadan Bu Yana 51 Sanık Tahliye Oldu
Mahkeme heyeti önceki celselerde 51 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen isimler arasında Kadriye Kasapoğlu, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı, Nazan Başelli, İsmet Korkmaz, Emrah Yüksel, Mehmet Çağlar Kuru, Nuri Cem Ceylan, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Elif İpek Atayman, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, Alper Aydın, Yunus Göçer, Ahmet Güllü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan yer aldı.
Herkes Emrah Bağdatlı’ya Yüklendi
İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasında şu ifadelere yer verdi: “Pek çok itirafçı benzer cümleleri kullanarak tahliye oldu; beni ve Emrah Bağdatlı’yı suçlayarak. Ben Emrah’ı 20 yıldır tanırım, çok severim. Ben arkadaşlarımı, ne yapıp ne yapmadığını bildiğim insanları savcılar suçladı diye onlara sırtımı dönmem. Karakterime ters. İBB adına on binlerce vatandaşın huzuruna çıkan etkinliklerin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi konusunda fikir danıştığım, fikrini aldığım pek çok insan vardır; onlardan bir tanesi de benim yakın arkadaşım Emrah Bağdatlı’dır. İddianame diyor ki ben Kültür ve Medya A.Ş.‘ye paralel bir yapılanma kurmuşum ve bu işleri. Ben bu organizasyon işlerinde paralel yapı kurmuşum, bu yapının başına da Emrah’ı koymuşum, Emrah da burada işleri yürütür olmuş. Bu ifadeler tepeden tırnağa kadar yalandır. Emrah’ın üzerinde tepinildi. Medyaya, gazetelere aynı yönde yazılar yazdırıldı. Bunları gazetelerden okuyarak gelip itirafçı oldular, beni, Emrah’ı suçladılar, ondan sonra da çekip gittiler. ‘Murat Ongun oldu şeytan, Emrah Bağdatlı oldu şeytan’ ama biz bunlara dokunursak yanarız oldu. Ben Medya A.Ş.‘ye çok giden biri değilim, İletişim Koordinatörlüğü’nde vakit geçirdiğim için yanıma geliyor. Bir arkadaşımın daha önce edinmiş tecrübesi, bilgisi varsa ona danışmayayım mı? Diyelim ki dediler ki, ‘Bizim çok iyi şunları yapacak firmalara ihtiyacımız var’ Sormayayım mı mesela, Emrah böyle bir firma var mı, tanıyor musun demeyeyim mi? Herkes Emrah’a yüklendi. Sonra, 6 Mart’ta yurt dışına gitti. 19 Mart’ta operasyon oldu. Emrah Türkiye’ye dönmedi, dışarıda kaldı. Emrah Bağdatlı dışarıda kalınca da biraz vurun abalıya oldu”
Bu Dava Devletin Temeli Olan Adalete Yüklenen Ağır Bir Yüktür
Savunmasının devamında Ongun şunları kaydetti: “Arkanızda ‘Adalet devletin temelidir’ yazıyor. Yani adalet, bir arada, güvenle, eşit haklarla ve aidiyet duygusuyla biz yurttaşları devlete hem bağlı bireyler kılıyor hem de devlete karşı bile bizi koruyor. Adına ‘devlet aklı’ denen bir palavrayla, sözde derin devlet gibi kavramlara atıfla, bizleri devletin bir plan dahilinde tutuklattığı artık alenen dillendiriliyor. Üstelik önemli makam sahiplerince. Devlet bu palavracıların kirli diline alet olacak kurum değildir. Ama sizin temsil ettiğiniz adalet, gerekirse devlet organizasyonuna karşı bile bizi korumak zorunda. Çünkü siz devlet adına karar vermiyorsunuz. Türk milleti adına karar veriyorsunuz. İnşaat mühendislerinin sevdiğim bir sözü var: ‘Her yük temele gider’ derler. 20. kata yerleştirilen bir piyanonun ağırlığı 19. kata değil, temele gider. Bu dava, devletin temeli olan adalete yüklenen ağır bir yüktür. Kolonları çatlatacak kadar ağırdır. Bu yük temeli zorlamaktadır. Devleti ve adaleti doğal olarak bu milleti yoran, bu yapay yükten kurtulma vakti gelmiştir. Bu karar sizin ve 2 üyenizin 2 dudağı arasındadır. Öyle olmalıdır”
Gelirim 82 Bin Lira, 110 Bin Lira Huzur Hakkı Alıyorum
Ongun’un savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Duruşma savcısı, Ongun’a, “Aylık geliriniz nasıldır? Medya AŞ ve Başkan Danışmanlığı sürecinizle ilgili aldığınız maaş var mıdır? Maaş haricinde bir geliriniz oldu mu?” sorusunu yöneltti. Ongun ise, “İBB Başkanı danışmanı olarak maaş alıyorum. Son aldığım maaş, Başkan Danışmanı olarak 82 bin lira gibi bir paradır. Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak huzur hakkı alıyorum. 110 bin lira gibi de bir huzur hakkı var. Keza ülkemizin ekonomik sorunları nedeniyle faiz oranları çok yüksek olduğu için bankada param vardı, bankada şu an el konulmuş. Onun da geliri var” dedi.
Savcıdan Ongun’a Kira Sorusu
Savcı ardından, “Lotus’taki ve Beykoz’daki daire sizin mi yoksa kiralık mı?” diye sordu. Ongun, “Kiralık efendim, keşke benim olsa” yanıtını verdi. Bunun üzerine savcı, “Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?” dedi. Ongun ise, “Çok merak edilen bir konu ama bu konunun bana yönelik suçlamalarla bir ilgisi yok. Doğal olarak ben ev kirası konusuna zaten gerekli açıklamayı basın mensuplarına yapmıştım. Burada kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim. Ev benim değil. Böyle bir suçlama da iddianamede şahsıma yöneltilmediği için savcılık sorgumda da, emniyet sorgumda da, mahkeme sorgumda da böyle bir soruyla muhatap olmadığım için bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyorum” dedi.
Duruşma Ertelendi
Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın saat 10.00’da görülmeye devam edecek.
Son gelişmelerden haberdar olmak için Sivas Haberleri takip edebilirsiniz.
Sivas Haber ve Sivas Son Dakika haberlerini en hızlı şekilde öğrenmek için sivasgazetesi.com'u ziyaret edin.