Bakan Fidan’dan NATO, Rusya Ve Bölgesel Gelişmelere İlişkin Kritik Açıklamalar

Yayınlama: 18.06.2026
A+
A-

RUSYA / TEKHA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyaretinde Türk basınına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine yönelik hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin ittifak içerisindeki stratejik konumuna dikkat çekti.

Türkiye Olmasa Trump Gelmeyecekti

Türkiye’nin NATO içerisindeki ağırlığını vurgulayan Bakan Fidan, ABD ve Avrupalı müttefiklerin ittifaka bakışındaki nüansların önemine değindi. Birçok Avrupa ülkesinin, zirvenin Türkiye’de yapılmasının önemini kabul ettiğini ifade eden Fidan, şu açıklamayı yaptı:

“En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO’ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı’nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının, Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı. NATO’nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD BAMBAŞKA bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye”

Ankara’da düzenlenecek zirvenin Türkiye’nin uluslararası rolünü pekiştireceğini belirten Fidan, 2024 yılında bu zirveye talip olurken bu kritik dönemi öngördüklerini aktardı.

Rusya İle İlişkiler Ve Ukrayna Konusu

Rusya ile mümkün olan her alanda iş birliği yapma iradesinin sürdüğünü ve karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini dile getiren Bakan Fidan, iki ülke liderinin vizyonu doğrultusunda yapıcı bir tutum sergilendiğini belirtti. Rus yetkililerin Ukrayna konusundaki duruşunu aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile iş birliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar. Rusya’da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. ‘Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok’ diyorlar”

Barış, Huzur Ve İstikrar Hepimizin Lehine Olacak

Güney Kafkasya’da 3+3 Mekanizması’nın işletilmesi konusunda Rusya ile mutabık kalındığını açıklayan Bakan Fidan, bu formülün bölgesel iş birliğini derinleştirmek adına kritik bir eşik olduğunu söyledi. Güvensizliklerin ve engellerin aşılması gerektiğine işaret eden Fidan, şunları kaydetti:

“Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine iş birliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu’daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya og Orta Asya’da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım”

Mutabakatta Detayların Ele Alınması Gerek

ABD-İran mutabakatına da değinen Bakan Fidan, nükleer dosyada prensipte anlaşılan konuların teknik detaylarının çalışılması gerektiğini ifade etti. Süreci doğrudan görüşmelerle desteklemeye çalıştıklarını belirten Fidan, şu bilgileri paylaştı:

“Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran’da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl doğrulanacak; bunların görüşülmesi gerekiyor. ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail’in Lübnan’ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim”

İsrail, Bölgede Yıkım Olsun İstiyor

İsrail’in saldırgan politikalarının küresel güvenlik ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulayan Bakan Fidan, Gazze meselesinin arka planda kalmaması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) da çerçeve metin üzerindeki müzakerelerde aktif rol oynadığını belirten Fidan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:

“İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail’in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz”


Son gelişmelerden haberdar olmak için Sivas Haberleri takip edebilirsiniz.

Sivas Haber ve Sivas Son Dakika haberlerini en hızlı şekilde öğrenmek için sivasgazetesi.com'u ziyaret edin.