Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Adil Bir Barışın Kaybedeni Olmaz”

Yayınlama: 08.07.2026
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında düzenlenen resmi basın toplantısında küresel ve bölgesel gündeme dair stratejik açıklamalarda bulundu. Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara’da ise ilk kez düzenlenen tarihi zirveyi başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan; savunma sanayii atılımlarından küresel savaş hatlarındaki insani krizlere kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin ilkeli duruşunu ilan etti.

“Lübnan ve Gazze’deki Savaş Bağımlısı Zihniyete Prim Verilmemeli”

Konuşmasının ilk bölümünde Orta Doğu’da tırmanan insani dramlara ve İsrail’in saldırgan politikalarına sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin yeni bir çatışmaya tahammülü olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bir tarafta barış umutları yeşermekteyken; öte tarafta 2 Mart’tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan’a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor, şehirler yıkılıyor, Lübnan toprakları adım adım gasp ediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze’de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu ‘savaş bağımlısı zihniyete’ prim verilememesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine insanlık olarak hava gibi, su gibi; hepimiz barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.”

Ukrayna-Rusya Savaşı İçin Yeniden Arabuluculuk Çağrısı

Ukrayna’da 5’inci yılına giren askeri çatışmaların sahadaki yıkıcı etkilerini müttefiklerle ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, krizin başından bu yana Türkiye’nin üstlendiği diplomatik misyonu hatırlattı:

“Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş her ay on binlerce zayiat verilen bir ‘kıyım makinasına’ dönüşmüştür. Türkiye olarak, savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu, hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenskiy, hem de bu sabah belirttiğim üzere Müttefiklerimizin çok çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları, Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.”

“Birilerinin Elinde Farklı Kubbeler Varsa Bizde de Çelik Kubbe Var”

Türkiye’nin savunma sanayiinde yerlilik oranını artırarak birçok ittifak üyesinin önüne geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava savunma projeleri ve F-35 sürecine dair gelen soruları yanıtladı:

“Ülkemizin savunma sanayii alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur. Kısıtlamalara rağmen adeta tırnaklarımızla kazıyarak bugünlere geldik. Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender Müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken, diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayii ürünleriyle Müttefiklerimize destek oluyoruz. (Çelik Kubbe) Şu anda Türkiye her geçen gün mesafe alıyor. Zaman zaman bunların sergilenmesini de yaptık, yapıyoruz. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var.”

ABD kanadından gelen F-35 teslimat ve satış açıklamalarına mesafeli yaklaşan Erdoğan, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle yanlışa düşmemesi gerekirdi” şeklinde konuştu. Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in deniz yetki alanlarına ilişkin söylemlerine de değinen Erdoğan, “Ege Denizi sorunlarını çözme konusundaki düşünceyi aynen paylaşıyorum” diyerek iyi komşuluk ilişkilerine vurgu yaptı.

“NATO’nun Güneydoğu Kanadı On Yıllardır Bize Emanet”

Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrasında çevresindeki terör tehditlerine karşı çoğu zaman yalnız bırakılmasına rağmen ittifak yükümlülüklerini kusursuz yerine getirdiğini belirten Erdoğan, askeri operasyonel güce dair şu mesajları verdi:

“NATO’ya üye olmakla, İttifaka yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil; aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Gözbebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, millî güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi, kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir. Halihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir. Türkiye, bu emanete hakkıyla sahip çıkmıştır. İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir Müttefik olduk. NATO’nun harekât ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.”


Son gelişmelerden haberdar olmak için Sivas Haberleri takip edebilirsiniz.

Sivas Haber ve Sivas Son Dakika haberlerini en hızlı şekilde öğrenmek için sivasgazetesi.com'u ziyaret edin.