ANKARA / TEKHA
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kerbela şehitlerini anma programında yaptığı konuşmada, Kerbela’nın sadece geçmişte kalmış bir olay değil, günümüzde de mazlumların yanında durma sorumluluğunu hatırlatan bir duruş olduğunu vurguladı.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Ehl-i Beyt’in asil soyunu ve ahlakını göğsünde taşıyan kıymetli kardeşlerim, inancımızın hadimi saygıdeğer inanç önderleri, yüreği Kerbela’nın dinmeyen ateşiyle yanan, Hüseyni duruşu rehber edinen Resulü Zişan’ın can evlatları; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün buraya, İslam tarihinin ve tüm insanlığın kalbine kor bir ateş gibi düşen o büyük acıya, Kerbela’ya yüreğimizi açmaya geldik. Konuşmaya değil, aslında susarak kalplerimizin feryadını dinlemeye geldik. Gözyaşlarımızı birbirimizin yarasına merhem kılmaya geldik. Peygamber efendimizin reyhanı ve ciğer paresi, zulme karşı açan gönüller çiçeği Hz. Zeynep’in gözünün nuru, Cennet gençlerinin efendisi olan Şah-ı Şehidan Hz. Hüseyin’in ve yoldaşlarının aziz ve temiz ruhları huzurunda saygı ve minnetle eğiliyorum. Tuttuğunuz oruçlar, akıttığınız gözyaşları, Şah-ı Merdan Ali’nin ve Fatıma anamızın divanına yazılsın. Mateminiz Hak katında kabul ve makbul olsun.”
Kerbela’nın adaletin ve onurun simgesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bizler bugün sadece bir insanlık katliamını anmıyoruz; bizler bugün Fırat’ın kenarında susuz bırakılarak şehit edilen, insanlığın adalet mücadelesini anıyoruz. Sadakati, insanlık onurunu ve ahlakı anıyoruz. Kerbela’da, güçlü olana, hırsı sahiplenenlere, dünya malına ve zalime tapan bir Yezit ordusu vardı; diğer yanda ise sadece ahlakı, kardeşlerim bakınız ahlakı ve hakkı ve insanlığı müdafaa eden, müdafaa ederken canından vazgeçen ama onurundan asla ödün vermeyen Hz. Hüseyin ve canlar vardı. Kerbela’da insana üflenen ruha ihanet etmeyen, Yezitlerin zulmüne karşı canını verip onurunu yerde bırakmayan bir ruh vardı. Orada dostlarım, bizler vardık ve bizler hep orada ve hep o ruhla var olacağız.” ifadelerini kullandı.
Hacı Bektaş-ı Veli ve Ehli Beyt vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, “Bizler bu topraklarda Horasan harcıyla, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Hz. Ali’nin ve Ehli Beyt’in nefesiyle büyüdük. Bu nefesin ruhu bir cümlede saklıdır: ‘Eline, beline, diline sahip olmak.’ Eline sahip olmak; yetim malına, kul hakkına el uzatmamaktır. Zulmün kılıcını kuşanmamak, harama el sürmemektir. Beline sahip olmak; nefsinin kölesi olmamak, ahlaktan, edepten, iffetten ve sadakatten zerre kadar sapmamaktır. Diline sahip olmak ise; yalana, iftiraya, fitneye, gıybete geçit vermemektir. İncinek de incitmemek, her sözü hakikat süzgecinden geçirerek söylemektir.” dedi.
Dünyanın farklı bölgelerindeki mazlumlara değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Bugün dünyanın dört bir yanında yeni Kerbelalar yaşanıyor. Mazlumlar yine susuz, masum çocuklar yine ağlıyor. İnsanlık onuru ayaklar altına alınmak isteniyor. Bizim safımız, dün Kerbela’da olduğu gibi bugün de yarın da tereddütsüz mazlumun yanıdır. Mezhebine, meşrebine, inancına, etnik kökenine bakmaksızın, haksızlığa uğrayan her canın feryadı bizim feryadımızdır. Caferi kardeşlerimizin yüreğindeki bu kor ateş, hepimizin ortak acısı, ortak matemi ve ortak onurudur. Bizi mezhep fitnesiyle bölmek isteyenlere, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara karşı en büyük kalkanımız; bu meydandaki tek yürek, tek bilek oluşumuzdur.”
Kılıçdaroğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sözlerimi bitirirken, yüreğimizi yakan o büyük acıyı bir kez daha tazeliyor; İmam Hüseyin’i, Zeyneb-i Kübra’yı, Ali Ekber’i, Ali Asgar’ı ve Kerbela’nın tüm aziz şehitlerini sonsuz bir saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Amerika işgaline canını vererek ama işgale geçit vermeyerek şehadete yürüyen Ali Hamaney’i, emperyalistlerin saldırısında cennete kuş olup uçan 175 evladımızı ve işgalcilere geçit vermemek adına toprağa düşen her bir canı saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun. Cenab-ı Hak bizleri Ehli Beyt’in yolundan, Hz. Hüseyin’in ahlakından ve adaletinden ayırmasın. Bu muazzam merasimi düzenleyerek acımızı ve inancımızı ortaklaştıran kıymetli isimlere ve emeği geçen tüm canlara şükranlarımı sunuyorum. Matemimiz kabul, birliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Hepinizi en derin saygılarımla, sevgilerimle ve hürmetle selamlıyorum. Ve son olarak buradan bütün dünyaya sesleniyorum. Evet Yezidler bitmez ama yezitlere baş eğmeyen Hüseyni ruhlar hep var olacaktır. Eline, beline ve diline sahip olanlara bin selam olsun.”
